|
Diline Sahip Olamayan...Umuyorum ki yazdıklarım bu uyanışta bir iki damla soğuk su olur!
Bir Damla Soğuk Su!
Öğretmenler, bir ülkenin kaderini çizen çok önemli kalem/fırça tutan ellerdir. Öğretmenlerin eğitimci kimliklerinin olduğu kadar öğretici yetilerinin de bir o kadar gelişmiş olması gerekmektedir. Ancak son yıllardaki üniversite eğitimindeki düşük seviyeler sonucunda ayrıca kpss denilen para yiyen canavarın yapay ortamlarda itina ile geliştirilmesi itibari ile beklenilen kalitede ve bilinç düzeyinde "öğretmen" görmemiz gerçekten zorlaştı.
Konunun çok da dışına çıkmak istemiyorum. Bu uzun uzun anlatılabilecek, dallandırılıp budaklandırılabilecek gerçekten dertli bir konu.
Ancak diline sahip olamayan hiçbirşeyine sahip olamaz. Her anlamda!
Bu vatanı atalarımız kanlarını akıta akıta bize emanet ettiler, öyleyse biz de çağın gerektiği gibi akıtmamız gerekeni akıtacağız, kan yerine mürekkep, ki sanal ortamda bunun yerini emailler, forumlar vs aldı şimdilerde. Öyleyse elimizdeki imkan ne ise onunla savaşacağız biz de gelecek nesillerimiz için.
Geçmişi unutturmanın en güzel yoludur dili yozlaştırmak, böylelikle yeni nesil geçmişe ait bilgilerin arşivlendiği eski kaynakları özel eğitimli aracılar olmadan karıştıramayacak ve öğrenemeyecek, bu da yeni gelen nesle geçmişini istedikleri gibi aktarma fırsatını verecektir. Dolayısıyla da geçmişini bilmeyen geleceğini kuramaz cümlesi gerçekleşmiş olacak. Mesele yalın bir dil sorunu değil, gerçekten önemsenmesi gereken üzerine yalnızca çok konuşulması değil ayrıca çok da ilgilenilerek, uygulamalar yapılarak gidilmesi gereken elim ve bir o kadar vahim bir konudur.
Ülkemizin ve dahi dünyanın içinde bulunduğu şu zor günlerde öz kültürüne en çok sahip çıkan toplumlar ayakta kalabilecektir diye düşünüyorum, kaldı ki bu sabah bir programda benzer bir konu tartışılırken önemli bir akademisyenin verdiği bilgide de avrupa toplumlarının Türk aile yapısını incelemek için yaptıkları girişimlerden bahsedildi. Bu da gösterir ki Türk halkının kendine güvenmemesi için hiçbir neden yoktur, diliyle, dinleriyle, etniğiyle, coğrafi konumu itibari ve en önemlisi geçmişi ile dünya üzerinde gerçekten en önemli ve saygıdeğer bir gerçeğin sahipleriyiz biz.
Özgüveni eksik yeni neslin işte bu yabancı dili kendi özdiline yani Türkçesine katıştırarak garip bir dil oluşturması da bundan ileri geliyor diye düşünüyor ve inanıyorum. Öyle ise geç kalınmadan yapabileceğimiz en güzel davranış önce kendimize, yakınlarımıza ve çocuklarımıza geçmişimizi, bugünümüzü ve hatta yarınlarımızı en doğru şekilde öğretmeli ve kendilerine saygı duymalarını, kendileri (özleri, özkültürleri sahip oldukları toplumsal varlıkları) ile barışık ve sevgi iletişimde bulunmalarını sağlamalıyız. Yani sadece konuşmalarımızda kullandığımız basit kelimeler meselesi değildir bu sorun. Kısıtlı bilgim ile konu ile ilgili görüşlerim bu yöndedir. Umuyorum ki yazdıklarım bu uyanışta bir iki damla soğuk su olur.
12/…
BinBirFikir'den okumak için...
|